Skip Navigation Links
Yayınlarımız
Abone Formu
Video Konferans
Kütüphane
Makale Arşivi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
  
  
 
Şifremi Unuttum?
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gelirler Kontrolörleri Derneği
Hakkımızda
Mevzuat
Mali Takvim
Pratik Bilgiler
Faydalı Linkler
Künye - İletişim
   Anasayfa > Dergi

MEVZUATTAKİ GELİŞMELER

A- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından Yayımlanan 22.12.2009 Tarih ve 27440 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan Tebliğ, Vadesine En Çok 3 Ay Kalan Senetler Karşılığında Yapılacak Reeskont İşlemlerinde Uygulanacak İskonto Faiz Oranını Yıllık %15, Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranını İse Yıllık %16 Olarak Tespit Etmiştir.

B- 26.12.2009 Tarih ve 27444 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 2009/3 Sayılı İç Ticaret Tebliği İle “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Miktarlara Yükseltme Sürelerinin Uzatılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ “ de Değişiklik Yapılarak Süre, 31.12.2011 Tarihine Kadar Uzatılmıştır.

C- 29.12.2009 Tarih ve 27447 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 38 Seri Numaralı Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliği İle Çevre Temizlik Vergi Uygulamalarına İlişkin Açıklamalarda Bulunulmuştur.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44 üncü maddesinde, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlik vergisine tabi olduğu; konutlara ait çevre temizlik vergisinin, su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp başına büyükşehirlerde 15 YKr, diğer yerlerde 12 YKr olarak hesaplanacağı; işyerleri ve diğer şekilde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisinin maddede belirtilen tarifeye göre alınacağı ve büyükşehirlerde % 25 artırımlı uygulanacağı; bu maddede yer alan tutarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağı ve bu tutarların belirlenmesinde, vergi tutarlarının yüzde beşini aşmayan kesirlerin dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bakanlığımızca 2009 yılı için yeniden değerleme oranı % 2,2 (iki virgül iki) olarak tespit edilmiş ve 392 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ilan edilmiş bulunmaktadır.

Buna göre; 1/1/2010 tarihinden itibaren konutlar ile işyerleri ve diğer şekilde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi aşağıdaki tutarlara göre tahsil edilecektir.

 

1. Konutlara Ait Çevre Temizlik Vergisi

Konutlara ait çevre temizlik vergisi; su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp başına büyükşehir belediyelerinde 20 Kuruş, diğer belediyelerde 16 Kuruş olarak hesaplanacaktır.

Diğer taraftan, belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ancak, su ihtiyacını belediyece veya büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerince tesis edilmiş su şebekesi haricinden karşılayan konutlara ilişkin çevre temizlik vergisi, aşağıda yer alan ilgili tarifelerin yedinci grubunun belediye meclislerince en son intibak ettirilen derecelere ait tutarlar üzerinden tahakkuk ettirilecektir.

2. İşyerleri ve Diğer Şekilde Kullanılan Binalara Ait Çevre Temizlik Vergisi

İşyerleri ve diğer şekilde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi, büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir belediyeleri dışındaki belediyelerde aşağıdaki tarifelere göre uygulanacaktır.

2.1. Büyükşehir Belediyeleri Dışındaki Belediyelerde Uygulanacak Çevre Temizlik Vergisi

Büyükşehir belediyeleri dışındaki belediyelerde uygulanacak olan çevre temizlik vergisi tarifesi aşağıda yer almaktadır.

Bina Grupları

 

Bina Dereceleri ve Yıllık Vergi Tutarları (TL)

 

1. Derece

 

2. Derece

 

3. Derece

 

4. Derece

 

5. Derece

 

1. Grup

 

1.900

 

1.500

 

1.200

 

970

 

790

 

2. Grup

 

1.200

 

  900

 

  700

 

570

 

480

 

3. Grup

 

  790

 

  600

 

  480

 

390

 

300

 

4. Grup

 

  390

 

  300

 

  230

 

190

 

150

 

5. Grup

 

  230

 

  190

 

  130

 

120

 

  97

 

6. Grup

 

  120

 

   97

 

    68

 

  55

 

  40

 

7. Grup

 

   40

 

    33

 

    23

 

  20

 

  16

 

 

2.2. Büyükşehir Belediyelerinde Uygulanacak Çevre Temizlik Vergisi

2464 sayılı Kanunun mükerrer 44 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, büyükşehir belediyelerinde çevre temizlik vergisi, diğer belediyelerde uygulanan çevre temizlik vergisi tutarları % 25 artırılarak hesaplanacaktır. Buna göre büyükşehir belediyelerinde uygulanacak olan çevre temizlik vergisi tarifesi aşağıda yer almaktadır.

Bina Grupları

 

Bina Dereceleri ve Yıllık Vergi Tutarları (TL)

 

1. Derece

 

2. Derece

 

3. Derece

 

4. Derece

 

5. Derece

 

1. Grup

 

2.375

 

1.875

 

1.500

 

1.212

 

987

 

2. Grup

 

1.500

 

1.125

 

  875

 

  712

 

600

 

3. Grup

 

  987

 

  750

 

  600

 

  487

 

375

 

4. Grup

 

  487

 

  375

 

  287

 

  237

 

187

 

5. Grup

 

  287

 

  237

 

  162

 

  150

 

121

 

6. Grup

 

  150

 

  121

 

    85

 

    68

 

  50

 

7. Grup

 

    50

 

    41

 

    28

 

    25

 

  20

 

 

3. İndirimli Çevre Temizlik Vergisi Uygulaması

2464 sayılı Kanunun mükerrer 44 üncü maddesinin onikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu; beşinci fıkradaki tarifede yer alan bina gruplarını belirlemeye ve bu maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında yer alan tutarları yöreler, belediyelerin nüfusları ve bina grupları itibarıyla ayrı ayrı dörtte birine kadar indirmeye veya yarısına kadar artırmaya yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükmün verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2005/9817 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 7 nci maddesine göre; konut, işyeri ve diğer şekilde kullanılan binalar için belirtilen tutarlar, büyükşehir belediye sınırları içinde bulunanlar hariç olmak üzere kalkınmada öncelikli yörelerdeki belediyeler ile nüfusu 5000’den az olan belediyelerde % 50 indirimli olarak uygulanacaktır.

Buna göre, kalkınmada öncelikli yörelerdeki belediyeler ile nüfusu 5000’den az olan belediyelerde bulunan konutlara ait çevre temizlik vergisi su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp başına 8 Kuruş olarak hesaplanacak; işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi tutarları ise aşağıdaki tarifeye göre hesaplanacaktır.

Bina Grupları

 

Bina Dereceleri ve Yıllık Vergi Tutarları (TL)

 

1. Derece

 

2. Derece

 

3. Derece

 

4. Derece

 

5. Derece

 

1. Grup

 

950

 

750

 

600

 

485

 

395

 

2. Grup

 

600

 

450

 

350

 

285

 

240

 

3. Grup

 

395

 

300

 

240

 

195

 

150

 

4. Grup

 

195

 

150

 

115

 

  95

 

  75

 

5. Grup

 

115

 

  95

 

  65

 

  60

 

  48

 

6. Grup

 

  60

 

  48

 

  34

 

  27

 

  20

 

7. Grup

 

  20

 

  16

 

  11

 

  10

 

    8

 

 

D- 29.12.2009 Tarih ve 27447 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 273 Seri Numaralı Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği İle Kanundaki Maktu Had Ve Tutarlar Yeniden Değerleme Oranında Arttılmış, 01/01/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Bir Kısım Menkul Kıymetten 2009 Takvim Yılında Elde Edilen Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı Ve İstisna Uygulamasına İlişkin Açıklamalara Yer Verilmiştir.

Yeniden değerleme oranında arttırılan had ve tutarlara ilişkin ayrıntılı bilgilere dergimizin pratik bilgiler bölümünde yer verilmiştir. 273 Seri Numaralı Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin 4 numaralı bölümünde 2009 takvim yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iratlarının beyanına ilişkin açıklamalar bulunmakta olup tebliğin ilgili bölümüne aşağıda yer verilmiştir.

“4. 2009 Takvim Yılında Elde Edilen Bir Kısım Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı İle İstisna Uygulaması

Gelir Vergisi Kanunu’nun 76 ncı maddesinin 5281 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında, Gelir Vergisi Kanunu’nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (6), (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kâr payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınacağı belirtilmişti.

Gelir Vergisi Kanunu’nun indirim oranı uygulamasına yönelik 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan Kanun’un geçici 67 nci maddesinin (9) numaralı fıkrası hükmü gereğince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınacağından, indirim oranı uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasında yarar görülmüştür.

İndirim oranı; Vergi Usul Kanunu’na göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmektedir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre 2009 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı % 2,2’dir. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 13,15’ dir.

Buna göre, 2009 yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında uygulanacak indirim oranı (% 2,2 / % 13,15 =) % 16,7 olmaktadır.

1. İndirim Oranı Uygulanarak Beyan Edilecek Menkul Sermaye İratları

Gelir Vergisi Kanunu’na 5281 sayılı Kanunla eklenen geçici 67 nci maddede, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve katılım bankalarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemelere yer verilmiş, mevduat faizleri, repo gelirleri ve katılım bankalarından elde edilen gelirler üzerinden yapılacak tevkifata ilişkin açıklamalara 45 numaralı Gelir Vergisi Sirküleri’nde ayrıntılı olarak yer verilmiştir.

Bu çerçevede, geçici 67 nci maddenin (4) numaralı fıkrası uyarınca, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından 1/1/2006 tarihinden itibaren ödemeyi yapanlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılmakta olup, bu gelirlerin beyanı ve indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

Diğer taraftan, anılan maddenin (9) numaralı fıkrası gereğince, geçici 67 nci maddenin yürürlük tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve Hazine bonoları ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin elde tutulması veya elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı, bu gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

Bu kapsamda, 2009 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından, 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranı uygulanmak suretiyle beyan edilecektir.

Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının beyanında indirim oranı uygulanmayacaktır. Ayrıca, ticari işletmelere dahil kazanç ve iratlar için indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

2. 01/01/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonolarından Elde Edilen Gelirlerde İstisna Uygulaması

Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 59 uncu madde hükmü ile 31/12/2007 tarihine kadar, 26/7/2001-31/12/2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançlar toplamının 2001 yılında 50 milyar lirası, 2002 ve izleyen yıllarda bu tutarın veya artırılmış tutarın her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması ile bulunacak tutar gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Bu hüküm uyarınca, 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan Devlet tahvili ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlere ilişkin istisna uygulaması 31/12/2007 tarihinde son bulduğundan, söz konusu menkul kıymetlerden 2009 takvim yılında elde edilen faiz gelirleri ile alım-satım kazançlarıyla ilgili olarak yukarıda bahsi geçen geçici 59 uncu maddede yer alan istisnanın uygulanması söz konusu değildir.”

E- 29.12.2009 Tarih ve 27447 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 6 Seri Numaralı Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği İle Mobil Telefon Aboneliğinin İlk Tesisinde Alınan Maktu Tutardaki Özel İletişim Vergisi Yeniden Değerleme Oranında Arttırılmıştır.

F- 29.12.2009 Tarih ve 27447 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 41 Seri Numaralı Veraset Ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği İle Kanun’daki İstisna Tutarları ve Tarifeler, Yeniden Değerleme Oranında Arttırılmış Olup Dergimizin Pratik Bilgiler Bölümünde Güncellenmiş Şekliyle Yer Almaktadır.

G- 29.12.2009 Tarih ve 27447 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 393 Seri Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği İle Kanun’da Yer Alan Maktu Hadler ile Asgari ve Azami Miktarlar Yeniden Değerleme Oranında Arttırılmış, Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonunun Yetki Sınırı 3.000.000.-TL Olarak Yeniden Belirlenmiştir. 01.01.2010 Tarihinden Geçerli Olmak Üzere Uygulanacak Had Ve Miktarlar Dergimizin Pratik Bilgiler Bölümünde Güncellenmiş Şekliyle Yer Almaktadır.

H- 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete’de Yayımlanan 42 Seri Numaralı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği İle Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporu’nda Bulunması Gereken Zorunlu Bilgiler, Rapor Şekli, Raporların Teslimi Ve Yeminli Mali Müşavirlerin Düzenleyecekleri Raporlarla İlgili Sorumluluklarına İlişkin Usul Ve Esaslar Açıklanmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ile vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Bakanlığımızca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye Bakanlığımız yetkili kılınmıştır.

3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 12 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye göre düzenlenen Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesi ile de, yeminli mali müşavirler tarafından vergi mevzuatı açısından tasdiki yapılabilecek olan konu ve belgeler belirlenmiş, anılan maddenin birinci fıkrasının mali mevzuatta yer alan teşvik, indirim, istisna ve muafiyetler yönünden başlıklı (G) bendinin (g) alt bendinde, diğer teşvik, indirim, istisna ve muafiyetlerle ilgili işlemlerin tasdik kapsamında yer alabileceği öngörülmüştür.

Söz konusu Yönetmeliğin 7 nci maddesinin son fıkrasında ise, tasdik işlemi yapılırken aranacak asgari bilgi, şekil şartları ile tasdike ilişkin diğer usul ve esasların Bakanlığımızca çıkartılacak tebliğlerle belirleneceği ve Yönetmelikte belirtilen konuların ve belgelerin tasdikine ilişkin olarak Bakanlığımızca tebliğ çıkartılmadıkça, yeminli mali müşavirlerin bu konu ve belgelerle ilgili olarak tasdik işlemi yapamayacakları belirtilmiştir.

Diğer taraftan, 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinin 3.7 maddesine göre, anılan tebliğ ile usul ve esasları belirlenen düzenlemeden mükelleflerin yararlanmaları Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporu ibrazı şartına bağlanmıştır. Buna göre yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenmesi gereken “Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporu”nda bulunması gereken zorunlu bilgiler, rapor şekli, raporların teslimi ve yeminli mali müşavirlerin düzenleyecekleri raporlarla ilgili sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır.

1 - Tasdikin Amacı ve Tasdik Sözleşmesi Düzenlenmesi

Bu tebliğ kapsamında yeminli mali müşavirlerce yapılacak tasdikin amacı; mükelleflerin, 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliği ve gerektiğinde bu konuda yayımlanacak tebliğ ve benzeri düzenlemeler kapsamındaki uygulamadan yararlanılması için öngörülen şartları sağlayıp sağlamadıklarının tespit edilmesidir.

Söz konusu istisnadan yararlanabilmeleri bakımından, yeminli mali müşavirler ile 11 Sıra No.lu Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliğinin ekine uygun olarak düzenlenecek “Tasdik Sözleşmesi”nin I inci bölümünde yer alan “Tasdik Konusu” başlıklı sütun, “19- Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporu” şeklinde kodlanacaktır.

Diğer taraftan, 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinin Raporun Konusu ve İbraz Süreleri başlıklı 3.7.1. bölümünde;“Mükelleflerin sözleşmeli yeminli mali müşavirlerinin bulunması halinde, faaliyet raporunun sözleşmeli müşavirler tarafından düzenlenmesi yeterli olacaktır.” denilmektedir. Bu düzenleme uyarınca, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri ve eklerinin tasdiki (tam tasdik) için yeminli mali müşavirlik sözleşmesi düzenleyen mükelleflerin, Serbest Bölgelerde istihdam ettikleri personelin ücretlerinin gelir vergisinden istisna edilmesi işlemlerinin yeminli mali müşavirlerce tasdiki konusunda, tam tasdik sözleşmelerinin bulunduğu yeminli mali müşavirler yetkili olacaktır. Tam tasdik sözleşmesi bulunan mükellefler tam tasdik sözleşmelerinin bulunduğu yeminli mali müşavirle Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporu sözleşmesi düzenleyeceklerdir. Tam tasdik sözleşmesi bulunmayan mükellefler ise diledikleri bir yeminli mali müşavirle Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporu sözleşmesi düzenleyebileceklerdir.

2 - Yeminli Mali Müşavirler Tarafından Düzenlenecek Olan Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporunda Bulunması Gereken Bilgiler

Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporu, bu Tebliğin (1) numaralı ekini oluşturan Rapor Kapağına ve (2) numaralı ekini oluşturan Rapor Dispozisyonuna uygun olarak hazırlanacaktır. Düzenlenecek rapora, Gümrük Çıkış Beyannamesi, Faaliyet Ruhsatı ile Kapasite Raporu örnekleri ile raporu düzenleyen yeminli mali müşavirin gerekli gördüğü inceleme ile ilgili diğer belgelerin eklenmesi gerekmektedir.

Düzenlenecek raporda;

- Serbest bölgede üretilen ürünlerle bölge içinden, Türkiye’den veya dışarıdan alınan ürün tutarları,

- Bölge içine, Türkiye’ye veya yurt dışına satış tutarları,

- Bölgede üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az  % 85’inin yurt dışına ihraç edildiği, hususlarının,  1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde ve gerektiğinde bu konuda yayımlanacak tebliğ ve benzeri düzenlemelerde açıklanan usul ve esaslara uygun olduğunun tevsik edilmesi gerekmektedir.

Aynı mükellefle ilgili olarak aynı yılda, aynı yeminli mali müşavir tarafından düzenlenen ve aynı vergi dairesine verilen müteakip tasdik raporlarının, “Genel Bilgi” bölümünde yer alan ve değişmeyen bilgilere raporda yer verilmesine veya değişmeyen belgelerin rapora eklenmesine gerek bulunmamakta olup, bu bilgi ve belgelerin yer aldığı raporun tarih ve sayısı müteakip raporlarda belirtilecek, değişiklik olması halinde ise değişiklikle ilgili bilgi verilecektir. Düzenlenen raporun ilgili yılın ilk raporu olması halinde, bilgi ve belgelerin tamamına raporda yer verilecektir.

3- Yeminli Mali Müşavirler Tarafından Düzenlenecek Olan Faaliyet Raporunun Vergi Dairelerine Teslim Edilmesi

Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporunun vergi dairelerine teslim edilmesi ile ilgili hususlar 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde düzenlenmiş olup, raporların ibraz edileceği vergi daireleri, rapor ibraz süresi, bazı hallerde rapor ibrazı için ek süre verilmesi hususlarında anılan Genel Tebliğde yer verilen düzenlemeler ile gerekli görüldüğü takdirde bu konuda yayımlanacak müteakip 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğlerinde yer verilecek düzenlemeler geçerli olacaktır.

Söz konusu raporlar ilgili vergi dairelerine bizzat raporu düzenleyen yeminli mali müşavir tarafından kimlik ibraz edilerek tutanak karşılığında teslim edilecektir. Tutanaklar vergi dairesi müdürü veya yardımcılarından biri tarafından imzalanacaktır.

4 - Yeminli Mali Müşavirlerin Müteselsil Sorumluluğu

Yeminli mali müşavirler, gerçek durumu tespit etmek için her türlü belgeden yararlanmak ve “Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre her türlü inceleme tekniklerini kullanmak zorundadırlar.

Yeminli mali müşavirlerce söz konusu belgelerin sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olup olmadığı araştırılacak, şüphelenilen durumlarda ilgililerin mükellefiyet kayıtları vergi dosyalarından ve diğer kamu idarelerinden bilgi alınarak tetkik edilecektir.

3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile bu Kanunun uygulamalarına ilişkin mevzuat uyarınca, imza ve mühür kullanmak suretiyle tasdik yapan ve tasdik raporu düzenleyen yeminli mali müşavirler, tasdik kapsamı ile sınırlı olmak üzere tasdikin doğruluğundan sorumludurlar.

Yeminli mali müşavirler; yaptıkları tasdikin doğru olmaması nedeniyle, tasdik raporunda yer alan mevzuata aykırı hususların tespit edilmesi halinde; alınması gereken vergilerden, kesilecek cezalardan ve hesaplanacak gecikme faizlerinden mükellefler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulurlar.

I- 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 5942 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun İle, Tescile Tabi Motorlu Araçların Her Çeşit Satış Ve Devirlerinde Noterleri Yetkili Kılınmış, Bu İşlemler Ve Bu İşlemlere İlişkin Düzenlenen Kağıtlar Damga Vergisi Ve Harçtan İstisna Tutulmuş Olup Maktu 20 Türk Lirası Ücret Alınması Hükmü Getirilmiştir.

J- 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 2009/15725 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla Motorlu Taşıtlar Vergisi Tutarları %3,3 Oranında ( I,II Ve IV Sayılı Tarifelerdeki Araçlar,) Harçlar Ve Damga Vergisi Nispet Ve Tutarları %10 Oranında Arttırılmış, 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) Sayılı Listedeki Malların Maktu Vergi Tutarları İle (III) Sayılı Listedeki Malların Malların Vergi Oranları Ve Asgari Maktu Vergi Tutarları Karşılarında Gösterildiği Şekilde Yeniden Belirlenmiştir.

K- 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 53 Seri Numaralı Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği İle Damga Vergisi Kanunu’nun 14’ üncü Maddesinin Birinci Fıkrasında Yer Alan Her Bir Kağıttan Alınacak Damga Vergisine İlişkin Üst Sınır Yeniden Değerleme Oranında Arttırılmış Ve 01/01/2010 Tarihinden İtibaren 1.161.915,90 Türk Lirası Olmuştur.

L- 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 2009-3 Seri Numaralı Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği İle Kanun’a Bağlı Tabloda Yer Alan Kağıtların Ve Belgelerin Bedelleri Yeniden Tespit Edilmiştir. 01.01.2010 Tarihinden Geçerli Olmak Üzere Uygulanacak Bedeller Dergimizin Pratik Bilgiler Bölümünde Yer Almaktadır.

L-  31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 61 Seri Numaralı Harçlar Kanunu Genel Tebliği İle Fahri Ve Muvazzaf Konsolosluklarımızca Döviz Cinsinden Alınmakta Olan Harç Miktarlarının Hesaplanmasına Esas Olacak Döviz Kuru 1 ABD Doları = 1.50 TL Olarak Belirlenmiş Ve Emsal Sayıları Yeniden Tespit Edilmiştir.

01.01.2010 tarihinden itibaren Muvazzaf ve Fahri Konsolosluklarımızın yapacağı işlemlerden alınacak harç miktarlarının hesaplanmasına esas olacak döviz kuru 1 ABD Doları = 1.50 TL olarak; bu işlemlere uygulanacak emsal sayılar ise 492 sayılı Kanuna bağlı;

(2) sayılı tarifedeki miktarlar için 3,9

(5) sayılı tarifedeki miktarlar için 1,38

(6) sayılı tarifedeki miktarlar için 0,4

(7) sayılı tarifenin II. Bölümündeki miktarlar için 1,14

olarak belirlenmiştir.

M- 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 34 Seri Numaralı Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği İle Motorlu Taşıtlar Vergisi Tutarları %3,3 Oranında Arttırılmıştır. 01.01.2010 Tarihinden Geçerli Olmak Üzere Uygulanacak Tutarlar Dergimizin Pratik Bilgiler Bölümünde Yer Almaktadır.

N- 35 Seri Numaralı Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı 5. Mükerrer Resmi Gazete’de Yayımlanmıştır.

5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (a) bendiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20 nci maddesinin (d) bendinde yapılan değişiklikle, tescil edilmiş motorlu kara taşıtlarının her türlü satış ve devirlerinin trafik tescil şube veya büroları tarafından yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan maddenin 1/8/2008 olan yürürlük tarihi, 5795 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1 inci maddesi ile 1/1/2009 olarak değiştirilmiş ancak, 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun 29 uncu maddesinin altıncı fıkrası ile 31/12/2009 olarak uygulanacağı belirtilmiştir.

5942 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2 nci madde hükmüyle, 5795 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinde yer alan “1/1/2009 tarihinde” ibaresi “1/5/2010 tarihinde” şeklinde değiştirilmiştir.

Buna göre; 31 Seri No.lu Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği’nin “II – Motorlu Kara Taşıtları Mükellefiyet Kaydı” başlıklı kısmının yürürlük tarihi de, 1/5/2010 tarihine ertelenmiştir.

O- İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı( TMS 24) Hakkında 167 Seri Numaralı Tebliğ, 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete’de Yayımlandı.

“TMS 24 İlişkili Taraf Açıklamaları” (2005) Standardı yürürlükten kaldırılmış olup Tebliğ ekinde yer alan “TMS 24 İlişkili Taraf Açıklamaları” Standardının amacının, işletmenin finansal durumu ile kâr veya zararının, ilişkili tarafların mevcudiyetinden, söz konusu taraflarla gerçekleştirilen işlemlerden ve işletme ile ilişkili tarafları arasındaki taahhütler dahil olmak üzere, mevcut bakiyelerden etkilenebileceği olasılığına dikkat çekmek için gerekli olan açıklamaların, işletmenin finansal tablolarında yer almasını sağlamak olduğu belirtilmiştir.

Ö- Türkiye  Finansal  Raporlama  Standartlarının  İlk Uygulamasına İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 1) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 168 Seri Numaralı Tebliğ 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete’de Yayımlandı.

P- Hisse Bazlı Ödemelere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 2) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 169 Seri Numaralı Tebliğ 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete’de Yayımlandı.

R- Faaliyet Bölümlerine İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 8) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 170 Seri Numaralı Tebliğ 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete’de Yayımlandı.

S- Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TFRS 32) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 171 Seri Numaralı Tebliğ 31.12.2009 Tarih ve 27449 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete’de Yayımlandı.

Ş- Mali Suçları Araştırma Kurulu Tarafından Hazırlanan 9 Seri Numaralı Genel Tebliğ, 02.01.2010 Tarih ve 27450 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlandı.

“9/1/2008 tarihli ve 26751 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 1/4/2008 tarihinde yürürlüğe giren Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin (Bundan sonra Yönetmelik olarak anılacaktır.) üçüncü bölümünde müşterinin tanınmasına ilişkin esaslar yer almaktadır.

    Söz konusu Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde müşterinin tanınmasına yönelik tedbirler bakımından yükümlülerin daha basit tedbirler almalarına Maliye Bakanlığı’nca izin verilebileceği ve bu madde kapsamında uygulanabilecek tedbirler ile işlem türlerini belirleme konusunda da Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu belirtilmiştir.

Belirtilen yetkiye istinaden 9/4/2008 tarihli ve 26842 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5 Sıra No’lu Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği’nde, Yönetmelik uyarınca yükümlü sayılanlar tarafından müşterinin tanınması ilkesi kapsamında uyulması gereken basitleştirilmiş tedbirler belirlenmiştir.

Anılan Yönetmelikte yapılan değişiklik ile diğer açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmakta olup 5 Sıra No’lu Tebliğin ilgili bölümleri itibarıyla aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

1. Tebliğin mevcut “2.2.1.” bölümünün üçüncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, bu bölümden sonra gelmek üzere aşağıdaki “2.2.2.” bölümü eklenmiştir.

“Türkiye’de yerleşik bir finansal kuruluşun müşterisinin yabancı ülkede yerleşik bir finansal kuruluş olması durumunda yukarıda bahsedilen basitleştirilmiş tedbirlerin uygulanabilmesi için, yabancı finansal kuruluşun aklama ve terörün finansmanıyla mücadele alanındaki uluslararası standartlara uygun düzenleme ve denetime tabi olan bir ülkede yerleşik olması gerekmektedir.”

“2.2.2. Finansal Kuruluşlar Dışındaki Yükümlülerin Müşterilerinin Bankalar Olduğu İşlemler

Ülkemizde veya aklama ve terörün finansmanıyla mücadele alanındaki uluslararası standartlara uygun düzenleme ve denetime tabi olan diğer ülkelerde yerleşik bankaların, finansal kuruluşlar dışındaki yükümlülerin müşterisi olduğu işlemlerde; yükümlü tarafından, müşteri konumunda olan bankaya ilişkin olarak Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasındaki bilgiler alınarak kaydedilir. Bu bilgilerin Yönetmeliğin anılan maddesi uyarınca teyidi zorunlu değildir.

Bu kapsamdaki müşterilerle ilgili olarak Yönetmeliğin 17 nci maddesinde geçen gerçek faydalanıcının tanınması ve tüzel kişilere özel dikkat gösterilmesi ile 19 uncu maddesinde geçen müşterinin durumunun ve işlemlerin izlenmesi yükümlülüklerinin uygulanması zorunluluğu bulunmamaktadır.”

2. Tebliğin mevcut “2.2.2.” bölümünün numarası “2.2.3.” olarak, ilk paragrafı ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, bu bölümden sonra gelmek üzere aşağıdaki “2.2.4.” bölümü eklenmiştir.

“5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre genel yönetim kapsamında olan kamu idareleri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının müşteri olması durumunda yükümlüler; bu kurum ve kuruluşlar adına işlem yapan gerçek kişilerin Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki bilgilerini alarak kaydeder ve yetki durumlarını da mevzuata uygun olarak düzenlenmiş yetki belgesi üzerinden teyit ederler. Yönetmeliğin 6 ncı maddesi uyarınca alınan bilgilerin teyidi zorunlu değildir.”

“2.2.4. Müşterinin Uluslararası Kuruluş veya Türkiye’de Mukim Elçilik ya da Konsolosluk Olduğu İşlemler

Müşterinin Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası, Avrupa Kalkınma Bankası gibi kuruluşlar veya Türkiye’de mukim elçilik ya da konsolosluk olduğu durumda yükümlüler, bu kuruluşlar adına işlem yapan gerçek kişilerin Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki bilgilerini alarak kaydeder ve yetki durumlarını da yetkili olduklarını gösterir bir belge üzerinden teyit ederler. Yönetmeliğin 6 ncı maddesi uyarınca alınan bilgilerin teyidi zorunlu değildir.

Bu kapsamdaki işlemlerle ilgili olarak Yönetmeliğin 17 nci maddesinde geçen gerçek faydalanıcının tanınması ve tüzel kişilere özel dikkat gösterilmesi ile 19 uncu maddesinde geçen müşterinin durumunun ve işlemlerin izlenmesi yükümlülüklerinin uygulanması zorunluluğu bulunmamaktadır.”

3. Tebliğin mevcut “2.2.3.” bölümü, bölüm numarası ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, bu bölümden sonra gelmek üzere aşağıdaki “2.2.6.” bölümü eklenmiştir.

“2.2.5. Maaş Ödemesi Kapsamında Toplu Müşteri Kabulüne İlişkin İşlemler

Bankaların, 5018 sayılı Kanuna göre genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya 100’den fazla personel istihdam eden kurum,  kuruluş veya işletmelerin çalışanlarına maaş hesabı açılması amacıyla toplu müşteri kabulü yoluyla sürekli iş ilişkisi tesisinde, maaş ödemesi yapılacak gerçek kişilerin;

- Adı, soyadı,

- Doğum yeri ve tarihi,

- Uyruğu,

- Türk vatandaşları için anne ve baba adı ile T.C. kimlik numarası,

- İşyeri veya ikametgah adresi,

- Varsa telefon numarası, faks numarası, elektronik posta adresi

bilgileri alınır. Bu bilgilerden kimliğe ilişkin olanların teyidi Yönetmeliğin 6 ncı maddesine göre yapılır. Bu teyit işlemi, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kimlik paylaşım sistemi veri tabanı kullanılarak da (elektronik görüntüsü alınmak suretiyle) yapılabilir.

Bankalar, müşterilerin kimliğine ilişkin olarak Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen kimlik belgeleri ile imza örneklerini işlemin yapılmasından itibaren en geç üç ay içinde alırlar. Adres teyidi de bu süre içerisinde yapılır. Bu kapsamda, maaş ödemesi yapılacak kişilerin isimleri ile birlikte çalıştığı kurumun açık adresinin bankaya bildirilmesi, işyeri adres bilgisinin teyidi için yeterli sayılır.”

“2.2.6. Uluslararası Kuruluşların Türkiye’de mukim birimlerinin veya Elçilik ve Konsolosluk Mensuplarının Maaş Ödemelerine İlişkin İşlemler

Bankaların, uluslararası kuruluşların Türkiye’de mukim birimlerinin veya elçilik ve konsoloslukların mensuplarına maaş hesabı açılması amacıyla sürekli iş ilişkisi tesisinde,  maaş ödemesi yapılacak gerçek kişilerin;

- Adı, soyadı,

- Doğum yeri ve tarihi,

- Uyruğu,

- Türk vatandaşları için anne ve baba adı ile T.C. kimlik numarası,

- İşyeri veya ikametgah adresi,

- Varsa telefon numarası, faks numarası, elektronik posta adresi

bilgileri alınır. Bu bilgilerden kimliğe ilişkin olanların teyidi Yönetmeliğin 6 ncı maddesine göre yapılır. Bu teyit işlemi, İçişleri Bakanlığı, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kimlik paylaşım sistemi veri tabanı kullanılarak da (elektronik görüntüsü alınmak suretiyle) yapılabilir.

Bankalar, müşterilerin kimlik bilgilerinin teyidinde Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen kimlik belgeleri ile imza örneklerini işlemin yapılmasından itibaren en geç üç ay içinde alırlar. Adres teyidi de bu süre içerisinde yapılır. Bu kapsamda, maaş ödemesi yapılacak kişilerin isimleri ile birlikte çalıştığı kurumun açık adresinin bankaya bildirilmesi, işyeri adres bilgisinin teyidi için yeterli sayılır.”

4. Tebliğin mevcut “2.2.4.” bölümü, başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2.2.7. Emeklilik Sözleşmeleri, Emeklilik Planları ve Hayat Sigortası Sözleşmelerine İlişkin İşlemler

Emeklilik sözleşmeleri ve çalışanlara ücretlerinden kesinti yapılmak suretiyle emeklilik hakları sağlayan emeklilik planları ile bir yıl içinde ödenecek prim tutarı toplamı ikibin veya tek primli olup prim tutarı beşbin TL’nin altında olan hayat sigortası sözleşmelerine ilişkin işlemlerde yükümlüler; Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki bilgileri, teyit belgelerine gerek olmaksızın, almak suretiyle işlem yapabilirler.

Bu kapsamdaki işlemlerle ilgili olarak Yönetmeliğin 17 nci maddesinde geçen gerçek faydalanıcının tanınması ve tüzel kişilere özel dikkat gösterilmesi ile 19 uncu maddesinde geçen müşterinin durumunun ve işlemlerin izlenmesi yükümlülüklerinin uygulanması zorunluluğu bulunmamaktadır.”

5. Tebliğin mevcut “2.2.5.” bölümünün numarası “2.2.8.” olarak, “2.2.6.” bölümünün numarası “2.2.9.” olarak, “2.2.6.” bölümünün birinci paragrafı ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Üzerindeki numara bazında hesap takibi yapılan, isimsiz, önceden ödeme ya da yükleme yapılması suretiyle kullanılabilir hale gelen ve yüklenen bakiye kadar kullanıma izin verilen ön ödemeli kartlarla ilgili işlemlerde yükümlüler;

- Tek kullanımlık olup tekrar yükleme yapılması mümkün olmayanlarda yüklü para tutarı 300 TL’yi,

- Yeniden yükleme yapılabilen ve toplam yükleme limiti bir takvim yılı içinde 5.000 TL’yi (Aynı takvim yılı içinde 2.000 TL üzerinde nakit çekilmesine veya başka bir hesaba transfer edilmesine imkan verilenler hariç)

aşmayan ön ödemeli kartların satışında Yönetmeliğin 6 ncı maddesi kapsamında kimlik tespiti yapmayabilirler.” 

 

6. Tebliğin “3.2” bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sürekli iş ilişkisi tesis edilen müşterilerin kimlik tespitine ilişkin alınan telefon ve faks numarası ile elektronik posta adresine ilişkin bilgilerinin doğruluğu, risk temelli yaklaşım çerçevesinde gerektiğinde bu araçları kullanarak ilgiliyle irtibat kurulmak suretiyle teyit edilir.”

7. Yürürlük

5 Sıra No’lu Tebliğ’in bu Tebliğle değiştirilen hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.”

T- 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 27 nci Maddesine Göre, Bakanlar?Kurulu’nca Hazırlanan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik?Yapılmasına Dair Yönetmelik 02.01.2010 Tarih ve 27450 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlandı.

“MADDE 1 – 10/12/2007 tarihli ve 2007/13012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) ve (i) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“h) Gerçek faydalanıcı: Yükümlü nezdinde işlem gerçekleştiren gerçek kişileri, adına işlem yapılan gerçek kişi, tüzel kişi veya tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri kontrolünde bulunduran ya da bunlara ait hesap ya da işlemin nihai faydalanıcısı durumunda olan gerçek kişi veya kişileri,”

“i) Sürekli iş ilişkisi: Yükümlü ile müşteri arasında hesap açılması, kredi veya kredi kartı verilmesi, kiralık kasa, finansman, faktoring, finansal kiralama, hayat sigortası veya bireysel emeklilik gibi hizmetler nedeniyle kurulan, niteliği itibarıyla devamlılık unsuru taşıyan iş ilişkisini,”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d), (g) ve (t) bentleri  aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, birinci fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş, maddeye aşağıdaki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiş ve mevcut ikinci fıkra üçüncü fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

“d) Sermaye piyasası aracı kurumları, vadeli işlemler aracılık şirketleri ve portföy yönetim şirketleri.”

“g) Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri ile sigorta ve reasürans brokerleri.”

“t) Bir işverene bağlı olmaksızın çalışan serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirler.

u) Finansal piyasalarda denetim yapmakla yetkili bağımsız denetim kuruluşları.”

“(2) Merkezi yurt dışında bulunan yükümlünün Türkiye’deki şube, acente, temsilci ve ticari vekilleri ile benzeri bağlı birimleri birinci fıkra kapsamında yükümlü sayılır.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi yürürlükten kaldırılmış ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3) Sürekli iş ilişkisi tesisinde, iş ilişkisinin amacı ve mahiyeti hakkında bilgi alınır.”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“(1) Gerçek kişilerin kimlik tespitinde; ilgilinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarası, adresi ve imza örneği, varsa telefon numarası, faks numarası, elektronik posta adresi, iş ve mesleğine ilişkin bilgiler ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.”

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“(1) Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişilerin kimlik tespitinde; tüzel kişinin unvanı, ticaret sicil numarası, vergi kimlik numarası, faaliyet konusu, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresi ile tüzel kişiliği temsile yetkili kişinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgiler ve imza örneği ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.”

MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının birinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Derneklerin kimlik tespitinde; derneğin adı, amacı, kütük numarası, açık adresi,  telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresine ilişkin bilgiler ile derneği temsile yetkili kişinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgiler ve imza örneği ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.”

“Vakıfların kimlik tespitinde; vakfın adı, amacı, merkezi sicil kayıt numarası, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresine ilişkin bilgiler ile temsile yetkili kişinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgiler ve imza örneği ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.”

MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Sendika ve konfederasyonların kimlik tespitinde; bu kuruluşların adı, amacı, sicil numarası, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresi ile sendika veya konfederasyonu temsile yetkili kişilerin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgiler ve imza örneği ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.”

MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Siyasi parti teşkilatının kimlik tespitinde; siyasi partinin ilgili biriminin adı, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresi ile temsile yetkili kişinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgiler ve imza örneği ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.”

MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının birinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Apartman, site veya iş hanı yönetimi gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküller adına yapılan işlemlerde; teşekkülün adı, açık adresi ile varsa telefon numarası, faks numarası ve elektronik posta adresi ile teşekkülü temsile yetkili kişinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgiler ve imza örneği ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.”

“Tüzel kişiliği olmayan iş ortaklıkları gibi teşekküllerin kimlik tespitinde; ortaklığın adı, amacı, faaliyet konusu, vergi kimlik numarası, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresine ilişkin bilgiler ile ortaklığı temsile yetkili kişinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgiler ve imza örneği ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.”

MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan “Finansal kuruluşlar” ibareleri  “Yükümlüler” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 19 – (1) Yükümlüler, müşterileri tarafından gerçekleştirilen işlemlerin; müşterilerinin mesleği, ticari faaliyetleri, iş geçmişi, mali durumu, risk profili ve fon kaynaklarına dair bilgiler ile uyumlu olup olmadığını sürekli iş ilişkisi kapsamında devamlı olarak izlemek ve müşterileri hakkındaki bilgi, belge ve kayıtları güncel tutmak zorundadır. Ayrıca bu müşterilerin kimlik tespitine ilişkin alınan telefon ve faks numarası ile elektronik posta adresine ilişkin bilgilerinin doğruluğu, risk temelli yaklaşım çerçevesinde gerektiğinde bu araçları kullanarak ilgiliyle irtibat kurulmak suretiyle teyit edilir. Finansal kuruluşlar sürekli iş ilişkisi dışında gerçekleştirilen işlemleri de risk temelli yaklaşımla izlemek amacıyla gerekli tedbirleri alır. Finansal kuruluşlar bu amaçlarla uygun risk yönetim sistemi oluşturur.”

MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“a) Üçüncü tarafın, kimlik tespiti, kayıtların saklanması ve müşterinin tanınması kuralının gereklerini sağlayacak diğer tedbirleri aldığından, yurt dışında yerleşik olması durumunda ise ayrıca aklama ve terörün finansmanıyla mücadele alanındaki uluslararası standartlara uygun düzenleme ve denetlemelere tabi olduğundan,”

“(4) Finansal kuruluşların kendi aralarında müşterileri adına yaptıkları işlemler ile finansal kuruluşların acente ve benzeri birimleriyle ana hizmet birimlerinin uzantısı veya tamamlayıcısı niteliğindeki hizmetleri yaptırdıkları kişilerle olan ilişkileri, üçüncü tarafa güven ilkesi kapsamında değildir.”

“(5) Üçüncü tarafa güven ilkesi, üçüncü tarafın riskli ülkelerde yerleşik olması durumunda uygulanmaz.”

MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 24 – (1) İki bin TL veya üzeri yurt içi ve yurt dışı elektronik transfer mesajlarında, gönderenin;

a) Adı ve soyadına, ticaret siciline kayıtlı tüzel kişinin unvanına, diğer tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin tam adına,

b) Hesap numarasına, hesap numarasının bulunmadığı durumda işlemle ilgili referans numarasına,

c) Adresi veya doğum yeri ve tarihi veya müşteri numarası, vatandaşlık numarası, pasaport numarası, vergi kimlik numarası gibi göndereni belirlemeye yarayan bilgilerden en az birine,

yer verilmesi zorunludur.

(2) Bankaların kendi nam ve hesaplarına aralarında gerçekleştirdikleri transferler ile kart numaralarının mesajlarda kullanılması kaydıyla, kredi ve banka kartları kullanılarak gerçekleştirilen transferler birinci fıkra kapsamı dışındadır.

(3) Birinci fıkrada belirtilen bilgileri içermeyen elektronik transfer mesajı alan finansal kuruluş, söz konusu elektronik transferi iade eder veya bu mesajı gönderen finansal kuruluştan eksik olan bilgilerin tamamlanmasını sağlar.

(4) Gönderilen mesajların sürekli olarak eksik bilgiler içermesi ve bu bilgilerin talep edildiği halde tamamlanmaması halinde, alıcı finansal kuruluş tarafından; gönderici finansal kuruluştan gelen elektronik transferlerin reddedilmesi veya söz konusu finansal kuruluşla yapılan işlemlerin sınırlandırılması ya da iş ilişkisine son verilmesi hususları göz önünde bulundurulur.”

MADDE 14 – Aynı Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (ç) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) Finansal kuruluşların kendi aralarında gerçekleştirdikleri işlemlerde,”

“ç) Çalışanlara ücretlerinden kesinti yapılmak suretiyle emeklilik hakları sağlayan emeklilik planları ile emeklilik sözleşmelerine ilişkin işlemlerde,”

MADDE 15 – Aynı Yönetmeliğin 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) Başkanlık, alınan şüpheli işlem bildirimlerinin etkinliğine ilişkin olarak belli periyotlarla genel değerlendirme yapar. Ayrıca Başkanlık, şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin istatistikî verileri, aklama ve terörün finansmanında kullanılan yöntemleri, oluşan eğilimleri, şüpheli işlem bildirimleri sonrası süreçler ve varılan sonuçlardan faydalanılarak hazırlanan örnek olayları, yıllık faaliyet raporları, rehberler ya da periyodik yayınlar yoluyla yayımlayabilir, eğitim amacıyla kullanabilir.”

MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Başkanlık tarafından yapılan değerlendirme sonucuna göre işlem tesis edilir.”

MADDE 17 – Aynı Yönetmeliğin 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan  “gösterge niteliğindeki döviz alış kuru” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya alım satıma konu olmayan bilgi amaçlı döviz kuru” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 18 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer alan “YTL” ibareleri “TL”, 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Yeni Türk Lirasına” ibaresi “Türk Lirasına” ve 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Yeni Türk Lirası” ibaresi “Türk Lirası” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 19 – Bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesi 1/6/2010 tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.”

U- Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine İlişkin Yükümlülüklere Uyum Programı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik?Yapılmasına Dair Yönetmelik 02.01.2010 Tarih ve 27450 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlandı.

“MADDE 1 – 16/9/2008 tarihli ve 26999 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine İlişkin Yükümlülüklere Uyum Programı Hakkında Yönetmeliğin 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde takas ve saklama hizmeti veren kuruluşlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile vadeli işlemler aracılık şirketleri” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(2) Vadeli işlemler aracılık şirketleri, Yönetmeliğin 30 uncu maddesinde yazılı şartları haiz uyum görevlisini 2/2/2010 tarihine kadar atarlar.”

Ü- Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tarafından Hazırlanan 2010/1 Seri Numaralı 3628 Sayılı Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun Kooperatiflerde Uygulanmasına Dair Tebliğ 14.01.2010 Tarih ve 27462 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanmıştır.

V- Borsada Rayici Olmayan Yabancı Paraların Değerlenmesine İlişkin 394 Seri Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, 15.01.2010 Tarih ve 27463 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanmıştır. Tespit Edilen Kurlar Dergimizin Pratik Bilgiler Bölümünde Yer Almaktadır.

Borsada rayici olmayan yabancı paraların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince 2009 yılı için yapılacak değerlemelerine esas olmak üzere, aynı Kanunun 280 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan hükümlere dayanılarak tespit olunan kurlar Tebliğde gösterilmiştir.

Borsada rayici olmayan yabancı paraların ve bu paralarla olan senetli ve senetsiz alacak ve borçların değerlemesinde 2009 yılı sonu itibariyle bu kurlar uygulanacaktır.

Öte yandan, 130 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 217 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtildiği üzere değerleme günü itibariyle Bakanlığımızca kur ilan edilmediği durumlarda T.C. Merkez Bankası’nca ilan edilen kurların esas alınması gerekmektedir. Bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kurunun (bulunmaması halinde döviz alış kurunun), döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kurunun uygulanacağı tabiidir.

Ancak, vergi uygulamaları açısından, bankaların 31/12/2009 tarihi itibariyle yapacakları değerleme sırasında bu Tebliğ ile belirlenen kurlar yerine, T.C. Merkez Bankası’nca belirlenen esaslara uygun olarak tespit ettikleri ve fiilen uyguladıkları alış kurlarını esas almaları gerekmektedir.

Y- Özelge Uygulamalarına İlişkin Açıklamalar İçeren 395 Seri Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, 16.01.2010 Tarih ve 27464 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanmıştır.

1. Giriş

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 413 üncü maddesinde “Mükellefler, Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilirler.

Yetkili makamlar yazı ile istenecek izahatı yazı ile veya sirkülerle cevaplamak mecburiyetindedirler.

Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmez.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre mükellefler ve vergi sorumluları, vergi durumları ve vergi uygulamaları bakımından kendileri açısından açık olmayan, tereddüt ettikleri hususlar hakkında yetkili makamlardan yazı ile izahat isteme hakkına sahip olup, yetkili makamlar da mükelleflerin yazı ile yapacakları taleplere yine yazıyla cevap vermek durumundadırlar.

Bu Tebliğ ile mükellef ve vergi sorumlularının izahat talebinde bulunmaları üzerine idarenin vereceği yazılı cevaplara (özelgelere) ilişkin müracaatın nereye yapılacağı, yetkili makamın neresi olduğu, özelge talebinin hangi konuları kapsadığı gibi hususlara açıklık getirilmektedir.

2. Özelgenin Konusu ve Kapsamı

Özelge, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulamaları bakımından, kendilerince açık olmayan ve tereddüt ettikleri konular hakkında yetkili makamlardan yazılı olarak açıklama talebinde bulunmaları üzerine yetkili makamlarca kendilerine verilen yazılı görüştür.

Özelge talebi, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi uygulamaları ile ilgili işlemlerinin gerçekleşmesinden sonra yapılacak başvuruları kapsamaz.

Vergi Usul Kanunu’nun 120 nci maddesine göre vergi hataları ile ilgili yapılan düzeltme talepleri ve anılan Kanun’un 124 üncü maddesine göre Maliye Bakanlığınca incelenecek olan şikâyet yoluyla müracaat talepleri, özelge kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Aşağıdaki konulara ilişkin olarak yapılan müracaatlar, özelge talebi kapsamında değerlendirilmeyecek ve yetkili makamlar tarafından cevaplandırılmayacaktır.

− Başkalarının vergi durumları hakkında bilgi ve izahat talepleri,

− Yargıya intikal etmiş olaylara ilişkin özelge talepleri,

− Hakkında vergi incelemesi yapılmakta olan mükelleflerce veya vergi sorumlularınca incelemeye konu olan işlemlerle ilgili özelge talepleri,

− Somut bir olaya dayanmayan, teorik hususlara ilişkin bilgi ve izahat talepleri,

− Mücbir sebep hali ilanı, vergi borçlarının terkini, belge düzenine ilişkin yetkilerin kullanılması gibi kanunlarla uygulamanın tespitine dair Maliye Bakanlığı’na yetki verilen konulara ilişkin talepler.

Öte yandan, mükellefler ve vergi sorumluları tarafından sözlü ya da yazılı olarak veya internet aracılığıyla, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun veya 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu uyarınca yapılan talepler, özelge kapsamında değerlendirilmeyecektir. Söz konusu taleplerin gereği, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ilgili birimlerince ve ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirilecektir.

3. Özelge Tayininde Yetkili Makam

Vergi Usul Kanunu’nun 413 üncü maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden, gereksiz yazışmaların önlenmesi ve işlemlerin daha kısa sürede sonuçlandırılması amacıyla özelge tayinine Vergi Dairesi Başkanlıkları, Vergi Dairesi Başkanlığı bulunmayan illerde ise Defterdarlıklar yetkili kılınmıştır.

Buna göre mükellef ve vergi sorumluları, Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan değil, doğrudan yetkili Vergi Dairesi Başkanlığı veya Defterdarlıklardan özelge talep edeceklerdir.

4. Özelge Talebinde Bulunabilecekler

Mükellefler ile vergi sorumluları, bunların mirasçıları, yetki belgesine sahip kanuni temsilcileri veya vekilleri özelge talebinde bulunabileceklerdir.

Odalar ve birlikler gibi mesleki kuruluşlar, üyelerine bildirmek üzere özelge talebinde bulunamayacak olup, talebin üyelerin kendileri tarafından yapılması gerekmektedir.

5. Uygulama Esasları

5.1. Özelge Talebinin Yapılacağı Yer

Özelge taleplerinin, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından sürekli mükellefiyetlerinin bulunduğu Vergi Dairesi Başkanlıkları ile Vergi Dairesi Başkanlığı bulunmayan illerde Defterdarlıklara yapılması esastır.

Öte yandan, diğer mükellef veya vergi sorumlularının, ikametgâh veya kanuni merkezlerinin bulunduğu Vergi Dairesi Başkanlıkları ile Vergi Dairesi Başkanlığı bulunmayan illerde Defterdarlıklara; ikametgâhı veya kanuni merkezi bulunmayanların ise Ankara, İstanbul ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlıklarından herhangi birine başvurmaları gerekmektedir.

5.2. Özelge Talep Formu

Özelge talepleri, Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinde bir örneği yer alan “Özelge Talep Formu” kullanılmak suretiyle yapılacaktır. Söz konusu form kullanılmaksızın yapılacak özelge talepleri kabul edilmeyecektir.

5.3. Özelgenin Hukuki Sonuçları

Vergi Usul Kanunu’nun 369 uncu maddesinde, yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları vergi cezası kesilmeyecek hallerden biri olarak sayılmış, 413 üncü maddesinde de alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmeyeceği belirtilmiştir.

Buna göre, kendisine verilen özelgeye uygun hareket eden mükellef veya vergi sorumlusuna, bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmeyecektir.

Öte yandan, mükellef ve vergi sorumlularının vergi cezasına muhatap tutulmamaları için, kendilerine verilmiş olan özelgenin, vergi uygulamaları ile ilgili işlemlerinin gerçekleşmesinden önce yapılan taleplere ilişkin olması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle 369 ve 413 üncü maddeler itibariyle özelge, yetkili makamlarca verildiği tarihten önce gerçekleştirilen işlemlerden dolayı vergi cezası kesilmesini engellemeyecektir.

Diğer taraftan, Tebliğin ikinci bölümünde özelge kapsamında olmadığı belirtilen hallerin varlığına rağmen, idarece verilmiş olan özelgeler de 369 ve 413 üncü maddeler açısından hüküm ifade etmeyecektir.

6. Yürürlükten Kaldırılan Tebliğ

188 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin “Şikâyet Yolu ile Başvurma” bölümü hariç diğer bölümleri bu Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.”

 

 

    
Detaylı Arama
Panel İçeriği
“KDV İadesinde Kod Uygulaması ve Risk Analizi Projesi” konulu Panel İçeriği
Devamı »
Yeni Yayın
"Yürürlükteki Türk Vergi Kanuları" 9. Baskısı Çıktı
Devamı »
Panel İçerik ve Fotoğraflar
08 Aralık 2009 Tarihli "Dönemsonu İşlemleri Ve Özellik Arz Eden Hususlar" Konulu Panel İçerik ve Fotoğraflar
Devamı »
Makale
17.11.2009 Tarihli Referans Gazetesi'nde Yayınlanan "Gelir İdaresi'nin geçmiş dört yılı kayıp" Başlıklı Makale
Devamı »
Gelirler Kontrolörleri 73 Yaşında
Vergi Denetiminin Parlayan Yıldızı Gelirler Kontrolörleri 73 Yaşında…
Devamı »
Sitemizin Elektronik Abonelik Sistemi Hizmetinizde
Vergi Sorunları Dergisi'nin siz değerli okurlarımıza bilgisayar ortamında sunulabilmesi için yapmış olduğumuz çalışmalarımız tamamlanmıştır. Dolayısıyla bundan böyle Vergi Sorunları Dergisi'ni dijital ortamda sizlere sunma imkanına kavuşmuş bulunmaktayız.
Devamı »
Tüm Duyurular