ÖZELGELER
ÖZELGE
Tarih : 02.04.2009
Sayı : B.07.1.GİB.4.16.16.01/GV-09-79/1100
Konu : İki özürlü çocuğu bulunan çalışanın her iki çocuğu için de sakatlık indiriminden faydalanıp faydalanamayacağı
İlgili Kanun ve Madde : GVK 31. md.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
…………. A.Ş.
Başkanlığımıza verilen 01.04.2009 tarihli dilekçenizin incelenmesinden; bir çalışanın iki özürlü çocuğu bulunması durumunda, sakatlık indiriminin iki çocuğa aynı şekilde uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bilgi talebinde bulunduğunuz anlaşılmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31’nci maddesinde sakatlık indirimine ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, uygulama konusunda 222 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde geniş açıklamalar yapılmıştır.
Söz konusu tebliğin “Özürlü Hizmet Erbabı ile Bakmakla Yükümlü Olduğu Özürlü Kişi Bulunan Hizmet Erbabında Uygulama” başlıklı bölümünün son paragrafında, sakatlık indiriminden yararlanacak birden fazla kişinin bulunması halinde, bu hesaplamanın her biri için ayrı ayrı yapılacağı ve indirimin uygulanmasında toplu olarak dikkate alınacağı açıklanmıştır.
Buna göre; bir çalışanın iki özürlü çocuğunun bulunması durumunda, sakatlık indirimine ilişkin hesaplamanın her biri için ayrı ayrı yapılması ve indirimin uygulanmasında toplu olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
ÖZELGE
Tarih : 10.04.2009
Sayı : B.07.1.GİB.4.16.16.01/GV-09-83/1197
Konu : Serbest meslek kazancından indirim konusu yapılacak eğitim harcamaları hk.
İlgili Kanun ve Madde : GVK 89.md.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
……….. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi : 27.03.2009 tarih ve ……. sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınızın incelenmesinden; Dairenizin …. vergi numarasında serbest muhasebecilik faaliyetinden dolayı kayıtlı …’nun, ilköğretimde okuyan oğlu … için yaptığı eğitim harcamalarına ait faturanın eşi … adına düzenlenmiş olması nedeniyle, 2008 yılına ait yıllık gelir vergisi beyannamesinde beyan ettiği serbest meslek kazancından eğitim harcamalarının indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Diğer İndirimler” başlıklı 89’ncu maddesi “Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir:
….
2. Beyan edilen gelirin % 10’unu aşmaması, Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları (mükerrer 121 inci madde çerçevesinde eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, aynı harcamalarını bu hükümden yararlanarak matrahlarından indiremezler).
….” hükmünü içermektedir.
Diğer taraftan; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Fatura Nizamı” başlıklı 231’nci maddesinin 5 numaralı fıkrasında, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenleneceği; “Fatura Kullanma Mecburiyeti” başlıklı 232’nci maddesinin ikinci fıkrasında ise, nihai tüketicilerin birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 2009 yılı için 670,00-TL’yi geçmesi veya bu bedelden az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecburi olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hükümler uyarınca; …’nun, ilköğretimde okuyan oğlu … için yaptığı eğitim harcamalarına ait faturanın eşi … adına düzenlenmiş olması, Medeni Kanun hükümlerine göre, karı koca arasında aile birliği esası geçerli olduğundan, …’nun beyan ettiği serbest meslek kazancının %10’una kadar olan eğitim harcamalarını, Gelir Vergisi Kanununun 89/2’nci maddesi uyarınca gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirdiği gelirlerden indirim konusu yapmasına engel teşkil etmemektedir.
Buna göre; ….’nun, ilköğretimde okuyan oğlu … için 2008 yılında yaptığı eğitim harcamalarından, aynı yıl için beyan ettiği (…..-TL) serbest meslek kazancının %10’una kadar olan (…..-TL) kısmını, Gelir Vergisi Kanununun 89/2’nci maddesine uygun olmak kaydıyla, gelir vergisi matrahının tespitinde, 2008 yılına ait gelir vergisi beyannamesinde bildirdiği gelirlerden indirim konusu yapması mümkün bulunmaktadır.
Bilgilerinizi rica ederim.
ÖZELGE
Tarih : 27.05.2009
Sayı : B.07.1.GİB.4.16.16.01.GV.09.111/1904
Konu : Değer artış kazancı
İlgili Kanun ve Madde : GVK mük.80. md.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
Sayın ……………….
Başkanlığımıza verilen 22.05.2009 tarih ve …. kayıt nolu dilekçenizde, 14.10.2004 tarihinde satın aldığınız konutu 4 yıl 6 ay sonra 20.04.2009 tarihinde sattığınızdan bahisle, satıştan doğan kazancın değer artış kazancına tabi olup olmadığı hususunda bilgi talep edilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Değer artışı kazançları” başlıklı Mükerrer 80’inci maddesinde; “Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.
…..
6- İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70’inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak (5615 sayılı Kanunun 5’inci maddesiyle değişen ibare)(1.1.2007 tarihinden geçerli olmak üzere) beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.)
Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.
Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, (2008 yılı için yeniden değerleme oranının % 12 olması ile değişen miktar) (1.1.2009 tarihinden geçerli olmak üzere) 7.600.- Türk Lirası gelir vergisinden müstesnadır.
……
hükümleri yer almıştır.
Öte yandan, yine aynı Kanuna 5615 Sayılı Kanunun 11’inci maddesiyle eklenen ve 01.01.2007 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren Geçici 71’inci maddesinde, “ Bu Kanunun Mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin uygulanmasına ilişkin olarak, 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde sayılan ve 1/1/2007 tarihinden önce iktisap edilmiş olan mal (gerçek usulde vergilendirilen çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde dört yıllık süre esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümler uyarınca, 20.04.2009 tarihinde satışını yaptığınız konutun iktisap (14.10.2004) tarihi, 5615 sayılı Kanunun 11’nci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 71’nci maddenin yürürlük tarihinden (01.01.2007) önceye rastladığından, satıştan doğan kazancın vergilendirilmesinde (4 yıllık sürenin) esas alınması gerekmektedir.
Buna göre, sahibi olduğunuz konutun iktisap (14.10.2004) tarihi ile satış (20.04.2009) tarihi arasındaki süre, kanunla belirlenen 4 yıllık süreyi aştığından, satıştan doğan kazancın değer artış kazancı olarak vergiye tabi tutulması mümkün bulunmamaktadır.
Bilgilerinizi rica ederim.
ÖZELGE
Tarih : 02.09.2009
Sayı : B.07.1.GİB.4.16.16.01.GV-09-155/3143
Konu : Tespit edilen matrah farkının, yıllık beyanname üzerinde fazla beyan yapılmış olması nedeniyle terkin edilmesi talebi
İlgili Kanun ve Madde : GVK 89/1. md, VUK 116, 117. md.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
Sayın ………….
Başkanlığımıza verilen 21.08.2009 tarihli dilekçenizde; 2005 yılına ait şahıs ve bireysel emeklilik sigorta primlerinin asgari ücret tutarından fazla düşülmesi nedeniyle, … Vergi Dairesi Müdürlüğünce …-TL matrah farkı üzerinden …-TL gelir vergisi tarh edilerek …-TL vergi ziyaı cezası kesildiğini belirterek, söz konusu vergi ve cezanın, aynı yıla ait gelir vergisi beyannamesinde vergiye tabi matrahın …-TL fazlasıyla …-TL beyan edildiğinden, gerekli düzeltme işleminin yapılarak kaldırılması talep edilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Mevzu” başlıklı 1’inci maddesinde; “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabiidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.” hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun “Diğer indirimler” başlıklı 89’uncu maddesinde ise; gelir vergisi mükelleflerinin yıllık beyanname ile beyan edecekleri gelirlerden nelerin indirim konusu yapılacağı hüküm altına alınmış olup, söz konusu maddenin 1’inci fıkrasının 1 numaralı bendinde ise “Beyan edilen gelirin %10’unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta primleri için beyan edilen gelirin %5’ini) ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları (sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim ve katkı tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim ve katkı payları kendi gelirlerinden indirilir.)” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan; vergilendirmede meydana gelen vergi hatalarının düzeltilmesi ve reddiyatına ilişkin hükümlerin yer aldığı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116 ve 117’nci maddelerinde hesap hatalarının ve vergilendirme hatalarının nelerden ibaret olduğu ayrıntılı bir şekilde hükme bağlanmış olup, rızaen beyan edilen vergi matrahlarının sonradan düzeltilmesi, vergi hataları arasında sayılmamıştır.
Buna göre; Maliye Müfettişleri tarafından tanzim edilen 14.08.2009 tarih ve … sayılı vergi inceleme raporuyla, Gelir Vergisi Kanununun 89/1’nci maddesindeki şartlardan biri olan “asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak” şartını ihlal ettiğinizden, ....... Vergi Dairesince 2005 takvim yılına ilişkin olarak …-TL matrah farkı üzerinden tarh edilen …-TL gelir vergisi ile kesilen …-TL vergi ziyaı cezasının, anılan yıl matrahının kendi rızanızla fazla beyan edilmiş olması ve vergilendirmede Vergi Usul Kanunu’nun 116, 117 ve 118’nci maddelerinde yazılı vergi hatalarının bulunmaması nedeniyle, herhangi bir şekilde düzeltme yoluyla terkin edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bilgilerinizi rica ederim.
ÖZELGE
Tarih : 27.10.2009
Sayı : B.07.1.GİB.4.16.16.01.GV-09-179/3990
Konu : Tevkifata tabi tutulmuş yatırım indiriminden kaynaklanan karın dağıtımı sırasında GVK’nun 94/6-b-ii maddesine göre ödenen verginin iadesi hk.
İlgili Kanun ve Madde: GVK geç.61, 62. md, VUK 8. md, KVK 30. md.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
….. SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ
İlgi : 20.10.2009 tarihli dilekçeniz.
Başkanlığımıza verilen ilgide kayıtlı dilekçenizde; Şirketinizce 11.07.1997 tarih ve … sayılı Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında 1998-2002 yıllarında yapılan yatırımlarla ilgili olarak, 2007 yılı karının tamamına yatırım indirimi istisnası uygulandığı, yararlanılan … TL yatırım indirimi tutarı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi uyarınca %19,8 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılarak Nisan 2008 dönemine ait muhtasar beyanname ile beyan edildiği ve tahakkuk eden … TL. verginin tamamının ödendiği, 10.06.2008 tarihinde yapılan kar dağıtımı kapsamında Şirketinizin %50 sermayesine sahip yabancı kurum ortağı Almanya’da kurulu …. firmasına ödenen … TL kar payı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b-ii maddesine göre sehven %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılarak Haziran 2008 dönemine ait muhtasar beyanname ile beyan edildiği ve tahakkuk eden … TL.verginin de ödendiği belirtilerek, yabancı kurum ortağa yapılan kar dağıtımı üzerinden fuzulen kesilerek vergi dairesine ödenen …. TL. stopaj gelir vergisinin Vergi Usul Kanununun düzeltme hükümlerine göre tevkifat sorumlusu olan Şirketinize iadesinin yapılıp yapılamayacağı konusunda bilgi talebinde bulunulmuştur.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (3) numaralı fıkrasında; “Tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye’de bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kar payları üzerinden bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tabi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.” hükmü yer almaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 61 inci maddesinde; “(4842 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle eklenen geçici madde Yürürlük; 24.04.2003) Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarla ilgili yatırım harcamalarına (teşvik belgelerine bu tarihten sonra ilave edilen iktisadi kıymetler için yapılan harcamalar hariç), yatırım indirimi uygulamasına ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununun bu tarihten önce yürürlükte bulunan hükümleri uygulanır.
Yukarıda belirtilen şekilde yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar ile bu maddenin yürürlük tarihinden önce gerçekleşen yatırımlar üzerinden hesaplanan ve kazancın yetersiz olması nedeniyle sonraki dönemlere devreden yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden dağıtılsın, dağıtılmasın %19,8 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılır.
…” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun Geçici 62 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde ise; kurumlar vergisi mükelleflerinin, Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tabi tutulmuş kazançlarının dağıtımı halinde 94 üncü madde uyarınca tevkifat yapılmayacağı belirtilmiştir.
03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “Gelir Vergisi Kanununun Geçici 62 nci maddesi uygulaması” başlıklı (15.6.3.) bölümünde; “Söz konusu geçici maddede yer alan düzenleme uyarınca, kurumlar vergisi mükelleflerinin 31/12/1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri karlarının dağıtımı halinde, bu kar payları üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır. Aynı şekilde 1/1/1999 ve 31/12/2002 tarihleri arasındaki hesap dönemlerinde elde edilen kurumlar vergisinden istisna kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununa 4842 sayılı Kanunla eklenen geçici 61 inci madde kapsamında vergi kesintisine tabi tutulacak kazançların dağıtılması halinde ayrıca vergi kesintisi yapılmayacaktır.” açıklamasına yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında mükellef ve vergi sorumlusunun tarifi yapılmış, üçüncü fıkrasında da, mükellef tabirinin vergi sorumlusuna da şamil olduğu hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, Vergi Usul Kanununun 118 inci maddesinin (3) numaralı bendinde, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınması, vergilendirme hatası olarak kabul edilmiştir.
Aynı Kanunun 119 uncu maddesinin (5) numaralı bendinde, vergi hataları mükellefin müracaatı ile de meydana çıkarılabileceği, 122 nci maddesinde ise düzeltme talebinin, vergilendirilmelerinde hata yapılan mükelleflerin yazılı başvurusu ile yapılabileceği belirtilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, mükellef tabiri vergi sorumlusuna da şamil olduğuna göre, vergi sorumlularının da hata nedeniyle düzeltme talebinde bulunmaları mümkündür. Dolayısıyla, tevkifat yapılmaması gereken bir işlemde tevkifat yapılmak suretiyle bir hata yapılmışsa bu durumda (mükellef in vergi sorumlusuna yapacağı yazılı talep üzerine) vergi sorumlusunun düzeltme talep etmesi ikanı doğmaktadır.
Buna göre; yatırım indiriminden dolayı tefkifata tabi tutulan 2007 yılı kurum kazancından yabancı kurum ortağınız Almanya’da kurulu …. firmasına ödenen …. TL kar payı üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması gerekirken, Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b-ii maddesine göre sehven kesilerek vergi dairesine ödenen …. TL gelir vergisi tevkifat tutarının, adı geçen firmanın Şirketinizden yazı ile talep etmesi ve Şirketinizce de sorumlu sıfatıyla vergi dairesine yazı ile müracaat edilerek iade talebinde bulunulması kaydıyla, hak sahibi yabancı firmaya ödenmek üzere Vergi Usul Kanununun düzeltme hükümlerine göre Şirketinize iadesi mümkün bulunmaktadır.
Bilgilerinizi rica ederim.
|