TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

20.12.2021

DENETİMDE ŞÜPHECİLİĞİN YERİ VE SINIRLARI

 

Denetimin tanımı, çeşitleri, süreçleri ve benzeri ayrıntıları konusunda bir çok değerli yazıya, çalışmaya, kitaba erişmek mümkündür. Bu nedenle denetime dair bilinen teorik konularla yazımızın özünden uzaklaşmadan denetimde şüphecilik üzerine bir değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır.

Denetim süreci denetçi ile denetlenen arasındaki ilişki bir ön kabul ile başlar: Denetçi denetim konusuna ilişkin asgari verileri, bilgileri, belgeleri inceleme yetkisini kullanırken, denetlenen söz konusu verileri, bilgileri, belgeleri denetçiye vermekle yükümlüdür.  Bu aşama sonrası sürecin yönetimi ilke olarak denetçinin kendisine verilenler üzerinde çalışma yapması, gereksinime göre denetlenenden açıklamalar istemesi şeklinde denetçinin tasarrufundadır. Denetlenenin yine ilke olarak denetlenen konulara ilişkin kendiliğinden hatalarını, kusurlarını beyan etmesi beklenmez. Hata, kusur belirleme ya da eleştiri gerektiren konuları belirleme, bulma denetçinin görev tanımı içinde yer almaktadır.

Denetimin denetçi tarafından yürütülen bir süreç olması nedeniyle, denetlenen nezdinde eleştiri gerektiren bir konu olup olmadığı, denetlemeye konu veri, bilgi, belge itibariyle kasıtlı veya kasıtsız bir hata, kusur olup olmadığı sonucuna ulaşılması için olabildiğince ayrıntılı çalışmalar yürütülmesi gereği vardır. Bu çalışmalar sırasında denetlenen konunun özelliğine göre denetime konu verileri, bilgileri, belgeleri oluşturan tüm tarafların ilişkilerinden bu tarafların her birine ilişkin risk unsurlarının değerlendirilmesi esastır.

Denetçi, denetlenenin kendiliğinden kusurlarını, hatalarını, eleştirilmesi gereken eylemlerini beyan etmesini beklemez. Denetim sürecinin olağan, rutin olarak da betimlenen bir çalışma olması durumunda zaman zaman “samanlıkta iğne arama”yla özdeş bir zorlukla karşılaşılabilir. Denetim sürecinin bir ihbara, belirli bir konudaki şüpheye dayanması durumunda sürecin göreli olarak daha kolay tamamlanması olasıdır.

Denetimde aktif rolün denetçide olması nedeniyle denetçinin süreç sonunda denetlenen nezdinde gerçekleşmiş olan, en yalın olanından en karmaşık olanına geniş bir yelpazede değerlendirilebilecek bir hatayı, kusuru, eleştiri gerektiren bir konuyu belirleyememesi denetçinin niteliğine göre (kamu görevlisi, özel çalışan müşavir olması ve benzeri) gerek şahsı gerekse adına görev yaptığı kurumsal yapı adına bir güvenilirlik erozyonu oluşturabilir. Bu nedenle denetçilerin denetim süreçlerinde temel duygu durumlarının şüphecilik üzerine yoğunlaştığı bilinir. Şüphecilik denetim açısından denetçiyi herhangi bir ayrıntının gözden kaçırılmaması adına besleyen bir duygu durumu ve denetimde ilkelerden biridir.

Her denetim sürecinde mutlaka bir eleştiri konusuyla karşılaşılması gerekmez. Ancak buna rağmen denetçilerin görev tanımlarının en önemli çıktısı eleştiri yapma ve eleştiri konusu belirleme esasına yoğunlaştırıldığından denetçilerin eleştiri içerikli olmayan denetim sonuçlarını bildirirken “acaba gözden kaçırdığım bir konu var mıydı” duygu durumunu tamamen gidermiş olduklarını söylemek oldukça güçtür.

Denetimde açıklamaya çalıştığımız nedenlerle şüpheciliğin denetimin olağan seyri ve gereklerini aştığı durumlarda, denetçinin denetlenen nezdindeki çalışmaları konuların özelliğine göre ya çok uzun süreçlere yayılmakta, ya da denetlenen ve ilişkili taraflar nezdindeki denetim odaklı diyaloglar ön kabullere dayanan yorumlar içerebilmektedir. Bu durumun tek nedeni denetçinin aşırı şüpheciliği olmayıp, sistem olarak denetlenen birimler ve taraflar nezdinde yaygın olarak karşılaşılabilen hataların, kusurların, eleştiri gerektiren konuların yaygınlığı olabiliyor ise de, profesyonel olarak denetçilerin meslek etiğini aşacak tasarruflara yol açabilecek aşırı şüphecilik duygu durumunu kontrol etmeleri de bir gerekliktir.

Denetimde şüphecilik “olmazsa olmaz” bir denetim aracı olmakla birlikte, bu durumun denetlenen nezdinde kişilik haklarını örseleyici ve denetlenenden her olumsuz tasarrufunu itiraf etmesini bekleyen şekilde kullanılmaması gerekir. Denetimin denetlenen tarafından içselleştirilerek denetçiye gereken kolaylığı gösterecek, en üst noktada şeffaf davranacak olgunluğu göstermesi için de denetimin tüm aktörlerinin doğru ilişki formunu kullanmaları, denetimden en üst noktada yararlanılması açısından büyük önem taşımaktadır.